Moda ve Fotoğraf

Yüzyıldan fazla bir süredir modanın yakalanması zor, çarpıcı, ihtiraslı niteliği moda fotoğrafının, fotoğrafçılar için hem çok çekici hem de baş edilmesi zor bir alan olmasını sağlamıştır.


Moda fotoğrafı her zaman üç ayaklı bir yapının parçası olmuş; moda, kadın ve fotoğraftan oluşan bu üç ayağın herhangi birindeki bir değişiklik moda fotoğrafının da seyrinin değişmesine yol açmıştır. Biz bu yazıda fotoğrafın belki de en oynak ve en yara-tıcı alanlarından biri olan moda fotoğrafının tarihini incelemeye çalışacağız. Genel olarak fotoğraf tarihi incelemelerinde moda fotoğrafının başlangıcı olarak 1910’lar olarak gösterilmekle beraber; biz moda fotoğrafının, çeşitli dönemlerde ve coğrafyalarda kadınların (ve erkeklerin) giysilerini ve giyiniş tarzlarını gösteren belgeler olduğu gibi naif bir anlayıştan hareketle başlangıç tarihi olarak 1850’leri alacağız. 1850’lerden yirminci yüzyılın başlarına kadar sürecek olan dönemi, moda fotoğrafının ilk dönemi; yani moda fotoğrafının asıl başlangıcı kabul edilen 1910’lardan itibaren değişmez niteliği olacak olan illüzyon yaratma, fantezi dünyalar kurma ve kadın üzerinde bir baştan çıkarma mekanizması olma işlevi kazanmadan önceki, kadınları ve giysileri tarihsel ve fotografik olarak belgeleme amacı taşıyan dönem olarak kabul edebiliriz. Bu ilk dönemin örnekleri olan daguerrotip portreler, cart de visitler ve Lartigue’nin ilk dönem moda çalışmaları moda fotoğrafının temel taşları olmuştur. O dönemlerde daguerrotipler genelde portre çekimleri için kullanıyordu. Geniş plan çekilen bu daguerrotipler 1850’ler ve 60’ların modası hakkında çok net bilgilere sahip olmamızı sağlıyor. Ayrıca daguerrotip makinelerin çok kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Bu özelliği onların sadece Batı dünyasını değil neredeyse tüm dünya da ki o günün modasını belgeleyen kanıtlar olmalarını sağlamıştır. Daguerrotiplerden bugüne dek medya böyle evrensel bir sunum yapma bu kadar başarılı olamamış hep Avrupa merkezli bir çizgiyi yansıtmıştır. Moda fotoğrafının bu ilk dönemindeki ikinci önemli gelişme ise cart-de-visitler olmuştur. Fotoğrafa ilk defa gayri resmilik ve tazelik cart-de-visitler ile gelmiştir. Bunlar bugün kullandığımız kartvizitlerin atası olup, Fransız fotoğrafçı Disderi tarafından 1860`ların başında bulunan bir fotografik prosesin adıdır. Disderi, fotoğraf üretimini pahalılaştıran, sınırlandıran ve yavaşlatan büyük boyutlardaki film taba-kasını sekiz eşit parçaya bölmüş. Bu sekize bölünmüş filmi pozlayacak olan kayar mekanizması bulunan dört objektifli fotoğraf maki-nesini icad ederek cart-de-visit devrini başlatmıştır. Kendisine büyük ün ve servet sağlayan bu yöntem boy podreleri çektirme işini çok hızlandırarak ve işlemi ucuzlatarak çok daha fazla kişinin fotoğraf çektirebilmesine olanak tanımıştır. İnsanlar cart-de-visitler sayesinde çeşitli kıyafetlerle çok sayıda fotoğraf çektiriyor ve aynen kartvizit gibi bu fotoğrafları dostlarına dağıtıyorlardı. Bu yöntem sayesinde moda fotoğraflarının ilk kez bu ölçüde dağılımı yapılmış oluyordu.

Volkan Dede – Geniş Açı 1999

Leave a Reply

Your email address will not be published.