Ferdinando Scianna

Fotoğrafı, dünyayı anlatma ihtiyacını karşılamak için seçen ve çektiği fotoğraflarla kendi dünyasını inşa ettiğine inanan İtalyan fotoğrafçı, Sicilya’dan Bolivya’ya yapmış olduğu fotojurnalist çalışmalarla olduğu kadar, 1980’lerin sonlarından itibaren çektiği moda fotoğraflarıyla da, fotoğraf dünyasının önde gelen isimlerinden biri olarak anılıyor. Dosya konumuz “Moda ve Fotoğraf’la  paralellik taşıması amacıyla sadece moda fotoğraflarından bir seçkiyi yayınladığımız Scianna’nın son çalışmalarına Haziran 2000’de yayımlanacak portfolyo sayımızda yer vereceğiz. 

-Serdar Darendeliler (Geniş Açı Dergisi, 1999)

Ferdinando Scianna, 4 Temmuz 1943’te Sicilya`nın Bagheria kentinde doğar. 1960’da fotoğraf çekmeye başlar. Bu yıllarda Sicilya, tüm İtalya’da olduğu gibi, geleneksel yapısında büyük değişimler geçirmektedir. Yüzyıllar boyunca köklerine sıkı sıkıya tutunmakta direnen Sicilya, sonunda değişmektedir. Palermo Üniversitesi’nde edebiyat ve felsefe okumakta olan Scianna da bu değişimden etkilenir. “Üniversitede politikaya bulaşmıştım; politika ve fotoğraf sıkı bir şekilde birbirine bağlıydı benim için. Fotoğrafa başlama nedenim öncelikle politika. Bazı şeyleri değiştirmek istiyorduk. Bazı şeyler söylemek istiyordum ve bunu en iyi fotoğrafta yapabileceğim’. keşfetmiştim. Ama fotoğraf henüz öyküsünü ve izinden gidebileceğim insanlarını tanımadığım bir dildi. Bu yüzden bir arayış içine girdim. Palermo’daki bir işportacı tezgahında Cartier-Bresson’un ‘Bir Çin’den Diğerine’ isimli kitabını buldum. Tek kelime ile büyüleyiciydi.” Fotoğraf yaşantısı, söyleyecek sözlerinin olmasından hayat bulan Scianna, 1962 yılında daha sonra birçok projeye ortak imza attığı Leonardo Sciascia ile tanışır. Leonardo Sciascia, “İnsanlar şaka yollu da olsa beni Bresson 1 dininin bir rahibi olarak değerlendiriyorlardı. Fotoğraf makinesi benim için Bresson’un da dediği gibi gözün bir uzantısıdır, gördüklerimi ve yaşadıklarımı ortaya dökme, dünyada kendime bakma yoludur. Gördüklerimi not ettiğim bir defterdir.” 

Scianna’nın fotoğraflarını Davide Lajolo yönetimindeki komünist partinin dergisi “Palma di Montechiaro”ya gönderir ve dergi yönetiminin de onayıyla Scianna, Sciascia’nın dergide yayınlanan yazıları için fotoğraf çek-meye başlar. “Sciascia’nın evinde Cartier-Bresson’un iki kitabına rastladım: ‘Images a la Sauvette’ (Şipşak Görüntüler) ve ‘Les Europeens’ (Avrupalılar). Bu kitapların her sayfasını fotoğrafladım. Böylece her görüntü kime işlemiş oldu, bedenimin bir parçası oldu. Artık gerçek hocamı bulmuştum.” 

1965 yılında, metinlerini Sciascia’nın yazdığı ilk kitabı “Feste Religiose in Sicilia” (Sicilya’da Dini Bayramlar) yayımlanır. Sciascia’nın, Sicilyalılar’ın dindarlıklarına ilişkin yazdığı metinler çok sert eleştiriler alır ama böylece kitap ve de dolayısıyla Scianna tüm dikkatleri üzerine toplar. Kitap “Popular Photography Annual” tarafından yılın en iyi fotoğraf kitabı ödülünü alır ve Scianna’nın Milano’ya gitmesine olanak tanır. Daha sonra aynı kitapla Nadar Ödülü’nü kazanan Scianna, Milano’da haftalık “L’Europeo” dergisine kadrolu fotoğrafçı olarak girer. Kendi deyimiyle fotoğrafçılık mesleğini öğrenmeye başlar. “Bir gazeteci gibi çalışırken fotoğraf çekmede, ken-dime hiçbir şekilde sınır koymuyordum. Her zaman fotoğraf çekiyordum ve her şeyin fotoğrafını çekiyordum. Bu sezgi, bu ihtiyaç Cartier Bresson teorisini tanımadan önce bende doğmuştu zaten. İnsanlar şaka yollu da olsa beni Bresson dininin bir rahibi olarak değerlendiriyorlardı. Fotoğraf makinesi benim için Bresson’un da dediği gibi gözün bir uzantısıdır, gördüklerimi ve yaşadıklarımı ortaya dökme, dünyada kendime bakma yoludur. Gördüklerimi not ettiğim bir defterdir.” 1973`te “L’Europeo”da hem yazar hem de fotoğrafçı olarak çalışmaya başlar ve 1974’te derginin Paris temsilcisi olur. 1976’dan itibaren de “Le Monde Diplomatique” ve “La Quinzaine Litteraire” dergilerinde makaleler yazmaya başlar. Aynı zamanda Sciascia ile birlikte en önemli çalışması “Les Siciliens”i (Sicilyalılar) hazırlamaktadır. Ada üzerine yaptığı bu büyük çalışma 1977 yı-lında yayımlanır. Scianna, kitabında Sicilya’yı geleneklerine ve dini kültürüne sıkı sıkıya bağlı, ama aynı zamanda da çağdaş ya-şamı özümsemeye çalışan bir bölge olarak gösterir. Sciasca’nın kitaba katkısı, Scianna’nın fotoğraflarını yöresel kelimeler ve deyişlerle desteklemek yönünde olur. 1940 ve 50’li yılların Italyan neo-realist akımına yakın duran bu çalışmada, dramatik ışıklar ve karanlık gölgelerle fotoğraflarda yerlerini alır. 

Aynı yıl Henri Cartier Bresson ile tanışır ve 1982’de Magnum’a aday üye olur. Sonraki yıl Milano’ ya geri döner ve Avrupa, Afrika ve Amerika ile ilgili uzun periyotlu çalışmalar yapar. 1987’de moda fotoğrafı çekmeye başlar. O güne kadar yaptığı fotojurnalist çalışmalarla öne çıkan Scianna, Dolce&Gabbana için yaptığı çekimler sayesinde moda fotoğrafında da isim yapmaya başlar. Dolce&Gabbana’nın Sicilya’nın günlük yaşamından ipuçları taşıyan koleksiyonu, Scianna’nın moda fotografına yeni bir yorum getirmesinde büyük katkı sağlar. Scianna’nın bu çalışması, adının Richard Avedon, William Klein ve Oliviero Toscani gibi modaya jurnalist bir bakış açısı getiren ve mo-dayı stüdyo dışına taşırmayı başaran fotoğrafçılarla beraber anılmasına yol açar. Scianna geleneksel röportaj tarzında, model Marpessa ile yaptığı çekimlerle, bir fotojurnalist ile bir moda fotoğrafçısı arasındaki farkın sanıldığı kadar fazla olmadığını gösterir. Modellerini ulaşılmaz sevgililere dönüştürmekteki ustalığıyla da, Visconti ve Rossellini gibi savaş sonrası yönet-menlerle benzeştirilir. “Fotoğrafçı  görüntüleri alarak yeniden kurgulama olanağına sahiptir. Fotoğraf çekmekteki sır `almakta yatıyor. Fotoğraf dünyayı yorumlayarak okuma biçimidir. Hayatın ve zamanın içinden kendi üçgenlerini ve dörtgenlerini seçme biçimiyle, fotoğrafçı kendi dünyasını inşa eder. Benim için fotoğraf bir ‘alma’ macerasıdır.” 1988 yılında Bolivyalı madencilerin yaşamları üzerine bir çalışma olan “Kami” isimli kitabı yayımlanır. Ütopik boyutu olan bir çalışma olarak nitelendirilen “Kami”de Scianna, hem endüstriyelleşme sonrası bir kültür fikrini ortaya atar hem de endüstriyelleşme öncesi yaşamdan örnekler sunar. `Bazı fotoğrafçılar dünyaya fotoğraflamak için bakarlar. Bazıları ise dünyayı anlatma ihtiyacı duydukları için fotoğraf çekerler. Ben ikinci grupta yer aldığım’ düşünüyorum. Bu, benim günlük sorunlarla ilgili olmadığım anlamına gelemez, ama günlük sorunlar aramak beni her zaman rahatsız eder. Çevremizde bir hayat var. Fotoğraflar insanın öfkelerini, isteklerini anlatmaya yarar.” Scianna, 1989 yılında Magnum’a tam üye olur. 1991 yı-lında “In Tren Attraverso l’Italia” (Trenle İtalya Yolculuğu)

“Fotoğraf çekmekteki sır `almak ‘ta yatıyor Fotoğraf dünyayı yorumlayarak okuma biçimidir. Hayatın ve zamanın içinden kendi üçgenlerini ve dörtgenlerini seçme biçimiyle, fotoğrafçı kendi dünyasını inşa eder. Benim için fotoğraf bir ‘alma’ macerasıdır.”1 ğu) isimli kitabın “Dalla Sicilia fino a dove” (Sicilya`dan nerenin sonununa kadar) bölümüne katkıda bulunur. Scianna bu çalışmasında, bir tren istasyonu özelinde sıradan olayların ve yerel yaşamın egemen olduğu küçük bir Avrupa port-resi çizer. Scianna son olarak 1997 yılında, fotoğrafa başladığı ilk yıllardan itibaren çektiği uyuyan insan portrelerini bir araya getirir ve bunları “Dormire Forse Sognare” (Uyumak Belki de Rüya Görmektir) isimli kitabında yayımlar. “Bir sanatçı sanatın’ istediği araçla gerçekleştirebilir. Örneğin Sciascia edebiyat yapmak için edebiyatla ilgisi olmayan, dava tutanakları gibi araçları da kullanıyordu. Benim için fotoğrafın bir sanat olarak kabul edilmesi ya da edilmemesi hiç önem taşımıyor; eğer değilse bu sanat için kötü bir kayıptır.

Leave a Reply

Your email address will not be published.